noun

tights

tayt, külotlu çorap

She wore black tights with her skirt.

Eteğinin altına siyah tayt giymişti.

Dancers often wear tights for practice.

Dansçılar antrenman için sık sık tayt giyerler.

((bir çift)) tayt bu giysiden bir adet She bought a new pair of tights.

Eş anlamlılar: pantyhose, leggings, stockings

Giysinin vücuda oturan yapısına atıfta bulunan 'tight' (sıkı) sıfatından gelir.

Bacaklarınıza 'sıkıca' oturan bir giysi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.