noun

timber

kereste, tomruk, orman

They used heavy timbers to support the roof.

Çatıyı desteklemek için ağır keresteler kullandılar.

The company owns vast tracts of timber.

Şirket geniş kerestelik orman arazilerine sahip.

Timber! The huge tree is falling.

Dikkat! Kocaman ağaç devriliyor.

((isim)) inşaat ve marangozlukta kullanılmak üzere hazırlanmış ahşap The house was built with timber.

Eş anlamlılar: lumber, wood, logs (kereste, odun, kütük)

Eski İngilizce'de 'bina, yapı' anlamına gelen 'timbar' kelimesinden gelir. Almanca 'Zimmer' (oda) ile ilgilidir.

Bir ağaç kesildiğinde ve düşmek üzereyken atılan "Timber!" (Dikkat, ağaç devriliyor!) çığlığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.