noun

time

zaman, vakit, kere, çağ

It's time for dinner.

Akşam yemeği zamanı.

What time is it?

Saat kaç?

I saw that movie three times.

O filmi üç kez izledim.

We had a good time at the party.

Partide iyi vakit geçirdik.

((uncountable)) bir kavram olarak zaman Time is money.

((countable)) belirli bir dönem veya durum We had a good time.

((number)) times sıklık belirten I told you three times.

on time tam vaktinde Please arrive on time.

Eş anlamlılar: duration, period, occasion, era

Eski İngilizce'deki 'tīma' kelimesinden, o da 'zaman, dönem' anlamına gelen Proto-Cermence '*tīmô'dan gelir.

Bir saat hayal edin. 'Time' sayılamayan (genel kavram) veya sayılabilen (örn. three times) olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.