noun

timepiece

saat

He inherited a valuable timepiece from his grandfather.

Büyükbabasından değerli bir saat miras aldı.

This antique timepiece is a work of art.

Bu antika saat bir sanat eseridir.

((bir)) ((sıfat)) saat bir duvar saati veya kol saati Değerli bir saat miras aldı.

Eş anlamlılar: clock, watch, chronometer

'time' (zaman) ve 'piece' (parça) kelimelerinin birleşimi. Zamanı ölçmek için kullanılan bir makine 'parçası' anlamına gelir.

Bu, 'clock' veya 'watch' için daha resmi veya zarif bir kelimedir. 'Zamanı' söyleyen bir 'sanat eseri' (piece of art) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.