noun

times

kere, defa, zamanlar, çağlar

I go to the gym three times a week.

Haftada üç kez spor salonuna giderim.

Three times four is twelve.

Üç kere dört on iki eder.

We had good times together.

Birlikte güzel zamanlar geçirdik.

((sayı)) times (kez, defa) sıklık için kullanılır I called you three times.

((sayı)) times ((sayı)) (kere) çarpma için kullanılır Two times two is four.

((sıfat)) times (zamanlar) bir zaman dilimi We live in difficult times.

Eş anlamlılar: occasions, instances, periods; (çarpma) multiplied by

Eski İngilizce'de 'zaman, dönem' anlamına gelen 'tīma' kelimesinden türeyen 'time' kelimesinin çoğul halidir.

Tekrarları saymak için bir saatin birden çok 'kez' (times) tik tak ettiğini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.