adverb

timidly

çekingence, ürkekçe

She timidly raised her hand.

Çekingence elini kaldırdı.

The cat approached the food timidly.

Kedi yemeğe ürkekçe yaklaştı.

((to do sth.)) timidly bir şeyi çekingen veya gergin bir şekilde yapmak He spoke timidly to the large audience.

Eş anlamlılar: shyly, nervously, hesitantly; Zıt anlamlılar: boldly, confidently

Latince 'korkmak' anlamına gelen 'timere'den gelen 'timid' (ürkek) sıfatına zarf yapan '-ly' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Çok dikkatli ve gergin bir şekilde, çekingence hareket eden ürkek bir fare düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.