noun

tin

kalay, teneke, konserve kutusu

This old toy is made of tin.

Bu eski oyuncak kalaydan yapılmış.

She bought a tin of baked beans.

Bir kutu fırında fasulye aldı.

((bir kutu)) (bir şey) bir şeyin kutusu She opened a tin of tuna.

((kalaydan)) yapılmış metalden yapılmış The roof is made of tin.

Synonyms: can (kutu), canister (teneke kutu), container (kap); Antonyms: (yok)

Eski İngilizce'deki 'tin' kelimesinden gelir ve Cermen kökenlidir.

'Oz Büyücüsü'ndeki 'Teneke Adam'ı (Tin Man) düşünerek metali hatırlayabilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.