adjective

tiny

ufacık, minicik

The baby has tiny hands.

Bebeğin ufacık elleri var.

It was a tiny village in the mountains.

Dağlarda ufacık bir köydü.

tiny ((isim)) ufacık The baby has tiny hands.

Eş anlamlılar: minuscule, minute, small (küçük); Zıt anlamlılar: huge (kocaman), gigantic (devasa)

Orta İngilizce'de 'küçük miktar' anlamına gelen 'tine' kelimesinden gelir.

'tiny' kelimesinin sesi bile küçük geliyor. Genellikle 'teeny-tiny' (minicik) şeklinde 'teeny' ile birlikte kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.