adverb

together

birlikte, beraber

Let's go to the park together.

Hadi birlikte parka gidelim.

We put the pieces together.

Parçaları bir araya getirdik.

They have been together for years.

Yıllardır birlikteler.

((with sb.)) (biriyle) birlikte. Let's go to the park together.

Eş anlamlılar: jointly, collectively; Zıt anlamlılar: apart, separately

Eski İngilizce 'tōgædere' kelimesinden, 'tō' (e/a) + 'gædere' (birlikte), 'gather' (toplanmak) ile aynı kökten.

'To gather' (toplanmak) ifadesini düşünün. İnsanlar toplandığında bir araya gelirler.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.