verb

tolerate

tahammül etmek, katlanmak, hoşgörmek

I cannot tolerate that kind of behavior.

Bu tür davranışlara tahammül edemem.

The company will not tolerate discrimination.

Şirket ayrımcılığa müsamaha göstermeyecektir.

Some plants can tolerate extreme heat.

Bazı bitkiler aşırı sıcağa dayanabilir.

((sth.)) (bir şeye) tahammül etmek I cannot tolerate that kind of behavior.

((sb. -ing)) (birinin bir şey yapmasına) katlanmak I won't tolerate you smoking in the house.

Eş anlamlılar: endure, bear, put up with; Zıt anlamlılar: reject, forbid

Latince 'dayanmak, katlanmak, desteklemek' anlamına gelen 'tolerare' kelimesinden gelir.

Bir yere gitmek için 'geçiş ücreti' (toll) ödemeye 'tahammül etmek' (tolerate) zorunda olduğunuzu hayal edin. Maliyete katlanırsınız.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.