noun

tomb

mezar, kabir, türbe

The ancient king was buried in a large tomb.

Antik kral büyük bir mezara gömüldü.

They visited the tomb of the unknown soldier.

Meçhul asker anıtını ziyaret ettiler.

((bir/o)) mezar ölü bir kişinin gömüldüğü yer. The ancient king was buried in a large tomb.

Eşanlamlılar: grave, crypt, mausoleum, sepulchre

Eski Fransızca 'tombe' kelimesinden, o da Geç Latince 'tumba'dan, o da Yunanca 'tumbos' (mezar tepeciği) kelimesinden gelir.

Sondaki 'b' sessizdir. 'Tuum' gibi okunur. Bir tür mezar olan Mısır piramidini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.