verb

took

aldı, götürdü, (süre) aldı, çekti (fotoğraf)

She took the book from the shelf.

Kitabı raftan aldı.

The journey took three hours.

Yolculuk üç saat sürdü.

I took a picture of the sunset.

Gün batımının bir fotoğrafını çektim.

((sb.)) took ((sth.)) (biri) (bir şeyi) aldı Son kurabiyeyi o aldı.

((sth.)) took ((a period of time)) (bir şey) (bir süre) sürdü Toplantı iki saat sürdü.

Eş anlamlılar: grabbed, seized, got; Zıt anlamlılar: gave, returned, left

Eski İngilizce'deki 'tacan' (almak) fiilinin geçmiş zaman hali olan 'tōc' kelimesinden gelir.

'Took', 'book' (kitap) ile kafiyelidir. Sesi eylemle ilişkilendirmek için 'bir kitap aldığınızı' (took a book) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.