noun

tool

alet, araç, vasıta

A hammer is a useful tool.

Çekiç kullanışlı bir alettir.

This software is a great tool for designers.

Bu yazılım tasarımcılar için harika bir araçtır.

a ((tool)) for ((-ing sth.)) ... için bir alet İngiliz anahtarı cıvataları sıkmak için bir alettir.

to use ((sth.)) as a ((tool)) ...'yı bir araç olarak kullanmak Başarılı olmak için bilgisini bir araç olarak kullandı.

Eş anlamlılar: instrument, device, apparatus, gadget

Eski İngilizce'de 'hazırlamak, yapmak' anlamına gelen 'tawian' ile ilişkili olan 'tōl' kelimesinden gelir.

'Tool' kelimesi 'okul' kelimesine benzer. Okulda çeşitli aletler (tools) kullanıldığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.