verb

tore

yırttı

He tore the letter in half.

Mektubu ikiye yırttı.

She tore a muscle in her leg.

Bacağındaki bir kası yırttı.

He tore down the street on his bike.

Bisikletiyle caddeden aşağı hızla indi.

((bir şeyi)) yırtmak Kağıdı yırttı.

((bir şeyi)) ((parçalara ayırmak)) (bir şeyi) parçalamak Eski fotoğrafları yırttı.

Eş anlamlılar: rip, shred, split; Zıt anlamlılar: mend, repair

Eski İngilizce'deki 'teran' (parçalara ayırmak) kelimesinden gelir.

Fiil olan 'tear' (/teər/) ile ağlarkenki 'gözyaşı' anlamına gelen 'tear' (/tɪər/) farklı telaffuz edilir. 'Tore' bunun geçmiş zaman halidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.