adjective

tortured

işkence görmüş, ıstırap dolu, eziyetli

He had a tortured expression on his face.

Yüzünde acı dolu bir ifade vardı.

The artist's work reflects a tortured soul.

Sanatçının eseri, ıstırap çeken bir ruhu yansıtıyor.

The report gave a tortured explanation of the events.

Rapor, olayların zorlama bir açıklamasını yaptı.

((tortured + isim)) acı dolu/ıstırap dolu. He had a tortured expression on his face.

Eş anlamlılar: acı çeken, ıstırap dolu; Zıt anlamlılar: huzurlu, sakin

Latince 'bükmek', 'kıvırmak' anlamına gelen 'torquere' kelimesinden gelir. Fiziksel veya zihinsel olarak 'bükülmüş' bir durumu ifade eder.

'Torture' (işkence) kelimesini düşünün. 'Tortured' (işkence görmüş) bir ifade, işkenceden acı çekiyormuş gibi görünen bir ifadedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.