adjective

touched

duygulanmış, etkilenmiş, biraz kaçık

I was touched by your kind words.

Nazik sözlerinizden duygulandım.

He seems a little touched in the head.

Kafadan biraz çatlak gibi görünüyor.

((to be)) touched ((by sth.)) bir şeyden etkilenmek/duygulanmak I was touched by your kind words.

((to be)) touched ((in the head)) kafadan biraz çatlak olmak He seems a little touched in the head.

Eş anlamlılar: moved, affected; Zıt anlamlılar: unmoved, indifferent

'touch' (dokunmak) fiilinin geçmiş zaman ortacından gelir. Duygusal anlamı, bir şeyin insanın duygularına 'dokunması' fikrinden gelişmiştir.

Nazik bir jestin kelimenin tam anlamıyla kalbinize 'dokunarak' duygusal bir tepkiye neden olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.