noun

tour

tur, gezi, turne, dolaşma

We took a tour of the city.

Şehir turu yaptık.

The band is on tour in Europe.

Grup Avrupa'da turnede.

((bir yerin)) turu. Müzede bir tur attık. We went on a tour of the museum.

turnede olmak. Şarkıcı altı aydır turnede. The singer is on tour for six months.

tura çıkmak. Hadi kalede bir tura çıkalım. Let's go on a tour of the castle.

Eş anlamlılar: trip, excursion, journey, expedition

Eski Fransızca'da 'dönüş, gezi' anlamına gelen 'tour' kelimesinden, 'dönmek' anlamına gelen 'torner' fiilinden türemiştir.

Bir 'tur', her şeyi görmek için bir yerin etrafında 'dönmeyi' içerir. Görülecek yerleri görmek için başını 'döndüren' bir turisti düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.