noun

toys

oyuncaklar

The children are playing with their toys.

Çocuklar oyuncaklarıyla oynuyorlar.

He collects vintage toys from the 80s.

80'lerden kalma eski oyuncakları biriktiriyor.

((toys)) özne veya nesne olarak Oyuncaklar yerde. (The toys are on the floor.)

Eş anlamlılar: playthings, games

Orta İngilizce'de 'spor, oyun' anlamına gelen 'toye' kelimesinden gelir.

İçi birçok eşya ile dolu bir 'oyuncak kutusu' (toy box) hayal edin. Sonundaki 's' birden fazla olduğunu belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.