trace
Çeviri
izini sürmek, kopyasını çıkarmak, takip etmek
Örnekler
Police will trace the phone call.
Polis telefon görüşmesinin izini sürecek.
She used paper to trace the map.
Haritayı kopyalamak için kağıt kullandı.
You can trace the river on this map.
Bu haritada nehri takip edebilirsiniz.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (bir şeyin) kaynağını bulmak Söylentinin kaynağını bulmaya çalıştılar. (They tried to trace the source of the rumor.)
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: track, follow, pursue, copy
Etimoloji
Eski Fransızca 'tracer' (izini sürmek) kelimesinden, Latince 'trahere' (çekmek, çizmek) kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bir 'yarış' (race) pistinin rotasını 'izlemek' (trace) için bir çizgi çizdiğinizi hayal edin.