noun

train

tren, dizi, sıra

We took the train to the city.

Şehre trenle gittik.

A train of events led to the crisis.

Bir dizi olay krize yol açtı.

trenle ulaşım aracı olarak treni kullanarak Ülkeyi trenle gezdik.

((bir yer)) treni belirli bir yere giden tren İstanbul trenini yakalamam lazım.

Synonyms: lokomotif, demiryolu

Eski Fransızca 'trainer' (çekmek) kelimesinden, bir dizi vagonun bir lokomotif tarafından çekilmesi fikrinden.

Rayların üzerinde giden, vagonları birbirini takip eden uzun bir tren hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.