noun

trainer

antrenör, eğitmen

My personal trainer helps me at the gym.

Kişisel antrenörüm spor salonunda bana yardım ediyor.

She is a corporate trainer for a large company.

Büyük bir şirket için kurumsal bir eğitmendir.

bir antrenör ((için)) belirli bir aktivite için insanları veya hayvanları eğiten kişi He is a trainer for the Olympic team.

kişisel antrenör bire bir fitness eğitimi veren kişi I hired a personal trainer.

Synonyms: coach, instructor, teacher

'to train' fiilinden ve eylemi yapan kişiyi belirten '-er' ekinden türemiştir, 'eğiten kişi' anlamına gelir.

'-er' eki genellikle 'bir şeyi yapan kişi' anlamına gelir, 'teach-er' veya 'work-er' gibi. 'train-er' ise eğiten kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.