noun

trajectory

yörünge, gidişat, izlenen yol

The rocket followed its planned trajectory.

Roket planlanan yörüngesini takip etti.

His career is on an upward trajectory.

Kariyeri yükselen bir gidişatta.

((bir şeyin)) yörüngesi the trajectory of (sth.) The trajectory of the ball was perfect.

((sıfat)) bir yörüngede on a/an ((adjective)) trajectory The company is on a growth trajectory.

Eş anlamlılar: path, course, route

Latince 'karşıya atmak' anlamına gelen 'traicere'den gelir. 'tra-' (karşıya) ve 'jacere' (atmak) kelimelerini birleştirir.

'Trajectory' kelimesini, bir 'jet' fırlatıldığında izlediği yol olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.