verb

tranquilize

sakinleştirmek, yatıştırmak

The vet had to tranquilize the injured deer.

Veteriner yaralı geyiği sakinleştirmek zorunda kaldı.

The music helped to tranquilize the anxious patient.

Müzik, endişeli hastayı sakinleştirmeye yardımcı oldu.

((birini/bir şeyi)) (birini/bir şeyi) sakinleştirmek veya bayıltmak The vet had to tranquilize the injured deer.

Eş anlamlılar: sedate, calm, pacify; Zıt anlamlılar: agitate, excite

'tranquil' kelimesine fiil yapan '-ize' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. 'Sakinleştirmek' anlamına gelir.

Bir şeyi 'tranquilize' etmek, onu 'tranquil' hale getirmektir. Filmlerde kullanılan sakinleştirici iğneleri düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.