noun

transcendence

aşkınlık, üstünlük

He sought spiritual transcendence.

Ruhsal aşkınlık aradı.

The transcendence of the music was moving.

Müziğin aşkınlığı dokunaklıydı.

((sth.)) aşkınlığı müziğin aşkınlığı dokunaklıydı.

Eş anlamlılar: superiority, excellence, sublimity

'transcend' fiilinden, Latince 'trans-' (ötesinde) + 'scandere' (tırmanmak). '-ence' eki bir durumu veya niteliği belirtir.

Bu, 'transcend' kelimesinin isim halidir. Normal sınırların ötesinde olma durumu veya niteliğidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.