adjective

transparent

şeffaf, saydam, açık, belli

The glass door is transparent.

Cam kapı şeffaf.

His excuse was a transparent lie.

Onun mazereti bariz bir yalandı.

The company aims for transparent communication.

Şirket şeffaf iletişimi hedefliyor.

transparent ((isim)) şeffaf olmak Su şeffaftır.

it is transparent that... ... olduğu açık It is transparent that he is lying.

Eş anlamlılar: saydam, açık, bariz; Zıt anlamlılar: opak

Latince 'trans-' (içinden, ötesine) ve 'parere' (görünmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'içinden görünen'.

Işığın bir malzemenin 'içinden' ('trans-') 'göründüğünü' düşünün, bu yüzden içini görebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.