noun

trap

tuzak, kapan

They set a trap to catch the mouse.

Fareyi yakalamak için bir tuzak kurdular.

It was a trap, and we fell for it.

Bu bir tuzaktı ve biz de ona kandık.

to set a trap ((for sb./sth.)) (biri/bir şey için) tuzak kurmak They set a trap for the bear.

to fall into a trap tuzağa düşmek He fell into the trap.

Eş anlamlılar: snare, pitfall, ambush, trick

Eski İngilizce 'træppe' kelimesinden. Almanca 'treten' (basmak) ile ilgilidir, çünkü bir tuzağa basılır.

Bir hayvanın bir ipe takılıp ('trip') bir tuzağa ('trap') düştüğünü hayal edin. Sesleri benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.