trapped
Çeviri
kapana kısılmış, tuzağa düşmüş
Örnekler
The miners were trapped underground.
Madenciler yer altında mahsur kaldı.
I feel trapped in this boring job.
Bu sıkıcı işte kapana kısılmış hissediyorum.
Dilbilgisi Kalıpları
be trapped ((somewhere)) (bir yerde) kapana kısılmak The fox was trapped in the cage.
feel trapped ((by sth.)) (bir şey tarafından) kapana kısılmış hissetmek She felt trapped by her obligations.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: yakalanmış, sıkışmış, hapsolmuş; Zıt anlamlılar: özgür, serbest
Etimoloji
'to trap' (tuzak kurmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Bir tuzağa yakalanmış olma durumunu tanımlar.
Hafıza İpuçları
Asansörde 'trapped' (mahsur kalmış) olduğunuzu hayal edin.