noun

trauma

travma, sarsıntı

He suffered emotional trauma after the accident.

Kazadan sonra duygusal travma yaşadı.

The patient has severe head trauma.

Hastanın ciddi bir kafa travması var.

((bir şey)) ciddi bir duygusal veya fiziksel yaralanma He suffered emotional trauma.

Eş anlamlılar: shock (şok), injury (yaralanma), distress (sıkıntı)

Yunanca'da 'yara' anlamına gelen 'trauma' kelimesinden gelir.

Türkçedeki 'travma' kelimesiyle aynı anlama gelir ve hem fiziksel hem de duygusal yaralanmayı ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.