verb

travel

seyahat etmek, gezmek, yolculuk etmek

I love to travel abroad.

Yurt dışına seyahat etmeyi seviyorum.

News travels fast these days.

Haberler bu günlerde hızlı yayılıyor.

((bir yere)) seyahat etmek I will travel to Japan next year.

((bir taşıtla)) seyahat etmek They travel by train.

Eş anlamlılar: journey, tour, trip; Zıt anlamlılar: stay, remain

Eski Fransızca 'travailler' (zahmet çekmek) kelimesinden gelir, çünkü eskiden yolculuklar çok zordu.

Türkçedeki 'traktör' kelimesini düşünün; o da bir yerden bir yere gider. 'Travel' da gitmektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.