adjective

traveled

çok gezmiş, seyahat tecrübesi olan

He is a well-traveled author.

O, çok gezmiş bir yazardır.

This is the road less traveled.

Bu, daha az kullanılan yoldur.

a/an ((zarf)) traveled (isim) bir kişiyi veya şeyi tanımlamak için He is a well-traveled author.

Eş anlamlılar: worldly, cosmopolitan, experienced; Zıt anlamlılar: provincial

'travel' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacıdır.

Çok 'seyahat etmiş' (has traveled) bir kişi, 'çok gezmiş' (traveled) biridir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.