noun

treadmill

koşu bandı, tekdüze iş

I run on the treadmill at the gym.

Spor salonunda koşu bandında koşuyorum.

His job feels like a treadmill.

İşi tekdüze bir iş gibi geliyor.

((koşu bandında)) egzersiz aletini kullanmak I run on the treadmill at the gym.

((bir şeyin tekdüzeliği)) (bir şeyin) monoton bir rutini His job feels like a treadmill.

Eş anlamlılar: (egzersiz) koşu bandı; (rutin) tekdüzelik, rutin

'tread' (basmak) ve 'mill' (değirmen) kelimelerinden gelir. Başlangıçta, insanlar veya hayvanlar tarafından basılarak çalıştırılan bir cihazdı.

Hiçbir yere gitmeyen bir 'değirmen'e ('mill') 'basmayı' ('tread') hayal edin; bu hem egzersiz aleti hem de sıkıcı, tekrarlayan bir iş için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.