noun

treasure

hazine, define

The pirates buried their treasure on the island.

Korsanlar hazinelerini adaya gömdüler.

Her children are her greatest treasure.

Çocukları onun en büyük hazinesidir.

((uncountable)) hazine Gömülü hazine aradılar.

((countable)) bir hazine Bu eski kitap gerçek bir hazine.

Eş anlamlılar: valuables, riches, wealth, gem

Eski Fransızca 'tresor' kelimesinden, Latince 'thesaurus' (hazine, depo) kelimesinden, Yunanca 'thesauros' kelimesinden gelir.

Bir 'treasure' (hazine) sandığı hayal edin. Kelime biraz 'pleasure' (zevk) kelimesine benziyor - hazine bulmak büyük bir zevktir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.