noun

treasurer

sayman, veznedar

The club elected a new treasurer.

Kulüp yeni bir sayman seçti.

She is the treasurer for the company.

O, şirketin saymanıdır.

((of/for sth.)) (...-nın) saymanı He is the treasurer of the student council.

Eş anlamlılar: accountant, cashier, financial officer

'Treasure' (hazine) + '-er' (kişi belirten bir ek). Sayman, hazineyi (parayı) yöneten kişidir.

Parçalara ayırın: bir 'treasur-er', 'treasure' (hazine) ile ilgilenen bir p'er'son'dır (kişidir).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.