noun

trigger

tetik, sebep, başlatıcı

He pulled the trigger of the gun.

Silahın tetiğini çekti.

The news was a trigger for his anger.

Haber, öfkesi için bir tetikleyiciydi.

((bir şey)) için bir tetikleyici (bir şeye) neden olan şey Haber, öfkesi için bir tetikleyiciydi.

Eş anlamlılar: cause, stimulus, catalyst

Orta Hollandaca 'trecker' (çekici) kelimesinden, 'trekken' (çekmek) fiilinden türemiştir.

Bir eylemi başlatmak için bir silahın tetiğini çekmeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.