verb

accumulate

biriktirmek, toplamak, yığmak

Dust began to accumulate on the furniture.

Mobilyaların üzerinde toz birikmeye başladı.

He accumulated a fortune over the years.

Yıllar içinde bir servet biriktirdi.

((bir şey)) birikmek Mobilyaların üzerinde toz birikmeye başladı.

((bir şeyi)) biriktirmek Yıllar içinde bir servet biriktirdi.

Eş anlamlılar: toplamak, yığmak; Zıt anlamlılar: dağıtmak, yaymak

Latince 'ad-' (yönelme) + 'cumulus' (yığın) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'yığın yapmak'.

Bir su buharı yığını olan 'kümülüs' bulutunu düşünün. 'Accumulate' böyle bir yığın oluşturmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.