noun

troubles

dertler, sorunlar, sıkıntılar

She told me all her troubles.

Bana bütün dertlerini anlattı.

He has money troubles.

Onun para sıkıntısı var.

((sth.)) sorunlar veya zorluklar She told me all her troubles.

((type)) troubles belirli bir şeyle ilgili sorunlar He has money troubles.

Eş anlamlılar: problems, difficulties, worries; Zıt anlamlılar: joys, comforts

'Rahatsız etmek' anlamına gelen Eski Fransızca 'trobler' kelimesinden gelir. Çoğul hali olan 'troubles' birden fazla sorunu veya endişeyi vurgular.

'Troubles' kelimesini, etrafınızda yüzen birçok küçük 'trouble' baloncuğunun bir koleksiyonu olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.