noun

trough

yemlik, tekne, çukur, alçak basınç alanı

The pigs ate from the trough.

Domuzlar yemlikten yedi.

The economy is in a deep trough.

Ekonomi derin bir çöküşte.

A trough of low pressure is moving in.

Alçak basınç oluğu yaklaşıyor.

bir ((bir şey)) teknesi/çanağı uzun, dar bir kap veya alçak bir nokta. The baker used a wooden trough for the dough.

bir çöküşte alçak bir noktada veya seviyede. Stock prices are in a trough right now.

Synonyms: yemlik, kanal, çöküntü, dip; Antonyms: zirve, tepe

Eski İngilizce'de 'içi oyulmuş kap' anlamına gelen 'trog' kelimesinden gelir. 'tree' (ağaç) kelimesiyle ilişkilidir.

'ough' sesi 'cough' kelimesindeki gibidir. Hayvanlar için uzun, alçak bir kap veya iki dalga arasındaki alçak noktayı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.