noun

trunk

bagaj, ağaç gövdesi, hortum, sandık

Put the luggage in the trunk.

Bagajı bagaja koyun.

The tree has a very thick trunk.

Ağacın çok kalın bir gövdesi var.

An elephant uses its trunk to drink.

Bir fil içmek için hortumunu kullanır.

She kept old letters in a trunk.

Eski mektupları bir sandıkta saklıyordu.

((a/the)) trunk (araba) bagaj Çantaları bagaja koyun.

((a/the)) trunk (ağaç) gövde O ağacın kalın bir gövdesi var.

((an elephant's)) trunk (fil) hortum Fil hortumunu kaldırdı.

((a/the)) trunk (saklama) sandık Eski bir sandıkta fotoğraflar buldu.

Eş anlamlılar: bagaj (araba), gövde (ağaç), hortum (fil), sandık (kutu)

Eski Fransızca 'tronc' kelimesinden, Latince 'truncus' (ağaç gövdesi, vücut) kelimesinden gelmektedir.

Dört ana anlamı düşünün: araba bagajı, ağaç gövdesi, fil hortumu ve saklama sandığı. Hepsi bir şeyin ana 'gövdesi' veya kabıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.