adjective

trying

zorlu, yorucu, sinir bozucu

It was a trying time for all of us.

Hepimiz için zorlu bir zamandı.

He can be a very trying child.

Çok sinir bozucu bir çocuk olabiliyor.

a trying ((isim)) zorlu bir ... It was a trying experience.

((birisi/bir şey)) is trying (birisi/bir şey) zorlu This situation is very trying.

Synonyms: difficult, hard, challenging, tough; Antonyms: easy, simple, pleasant

'To try' (denemek, test etmek) fiilinin şimdiki zaman ortacından gelir. 'Trying' olan bir şey, kişinin sabrını veya dayanıklılığını 'deneyen' bir şeydir.

Sabrınızı 'deneyen' (trying your patience), yani sınırlarınızı test eden bir durum düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.