noun

barometer

barometre, gösterge

The barometer shows that a storm is coming.

Barometre bir fırtınanın yaklaştığını gösteriyor.

Public opinion is a barometer of political change.

Kamuoyu, siyasi değişimin bir barometresidir.

((bir barometre)) ((bir şeyin)) (bir şeyin) göstergesi The election results are a barometer of public opinion.

Eş anlamlılar: basınç ölçer, gösterge

Yunanca 'baros' (ağırlık) + 'metron' (ölçü) kelimelerinden gelir. Havanın 'ağırlığını' ölçer.

Hava durumu raporundaki bir 'bar'ı ölçen bir 'metre' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.