verb

tuck

sokmak, sokuşturmak, kıvırmak

Tuck your shirt into your pants.

Gömleğini pantolonunun içine sok.

She tucked the letter into her pocket.

Mektubu cebine sıkıştırdı.

He tucked his children into bed.

Çocuklarını yatağa yatırdı.

((bir şeyi)) ((bir şeyin)) içine sokmak bir şeyi güvenli olacak şekilde bir yere koymak Gömleğini pantolonunun içine sok.

((birinin)) üstünü örtmek birini, özellikle bir çocuğu, yatakta rahat ettirmek Çocuklarının üstünü örttü.

insert (sokmak), push (itmek), stuff (doldurmak)

Eski İngilizce'de 'çekmek, seğirmek' anlamına gelen 'tucian' kelimesinden gelir.

Yatağı düzgün hale getirmek için bir battaniyenin kenarını yatağın altına 'sıkıştırmayı' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.