verb

turn

dönmek, çevirmek, değişmek, olmak

Turn left at the next street.

Bir sonraki caddeden sola dönün.

The wheels of the car turn slowly.

Arabanın tekerlekleri yavaşça dönüyor.

He turned the page of the book.

Kitabın sayfasını çevirdi.

The leaves turn brown in the fall.

Sonbaharda yapraklar kahverengiye döner.

((yön)) bir yöne dönmek. Bir sonraki caddeden sola dönün.

((bir şeyi)) döndürmek. Kilidin içinde anahtarı çevirdi.

((sıfat)) olmak. Hava soğudu.

((bir şeye)) dönüşmek. Prens bir kurbağaya dönüştü.

Eş anlamlılar: rotate, spin, twist, become

Eski İngilizce 'tyrnan' kelimesinden, o da Latince 'tornare' (tornada döndürmek) kelimesinden gelir.

Bir arabanın köşeyi dönmesi için direksiyonu çevirdiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.