adjective

ugly

çirkin, nahoş

He wore an ugly sweater.

Çirkin bir kazak giyiyordu.

That was an ugly thing to say.

Söylenecek çirkin bir sözdü.

The situation could get ugly.

Durum çirkinleşebilir.

((adjective)) + ((noun)) (bir ismi niteler) He has an ugly scar on his face.

Eş anlamlılar: sevimsiz, iğrenç, nahoş; Zıt anlamlılar: güzel, şirin, çekici

Eski Nors dilindeki 'korkulacak, korkunç' anlamına gelen 'uggligr' kelimesinden, o da 'korku' anlamına gelen 'uggr' kelimesinden türemiştir.

Bir kilisedeki çirkin heykeli (gargoyle) düşünün. Genellikle 'çirkin' olarak adlandırılır, ancak başlangıçta kötü ruhları kovmak için 'korkutucu' olması amaçlanmıştır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.