noun

barrel

fıçı, varil, namlu

They stored the wine in oak barrels.

Şarabı meşe fıçılarda sakladılar.

He looked down the barrel of the gun.

Silahın namlusundan aşağı baktı.

a barrel of ((sth.)) bir fıçı ... They stored the wine in oak barrels.

the barrel of a gun bir silahın namlusu He looked down the barrel of the gun.

Synonyms: cask, keg, drum, cylinder

Eski Fransızca 'baril' kelimesinden. Kökeni belirsizdir.

Bir tepeden aşağı yuvarlanan yuvarlak bir 'fıçı' (barrel) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.