adjective

ultimate

nihai, en son, esas, en büyük

This is the ultimate challenge.

Bu nihai meydan okuma.

His ultimate goal is to retire early.

Onun nihai hedefi erken emekli olmak.

((ultimate)) + [isim] nihai ... Bu, nihai beceri testidir. This is the ultimate test of skill.

Eş anlamlılar: final, supreme, greatest; Zıt anlamlılar: initial, first

Latince 'son, nihai' anlamına gelen 'ultimus' kelimesinden gelir. 'ötesinde' anlamına gelen 'ultra' ile ilgilidir.

'Ultra' kelimesini 'sınırın ötesinde' gibi düşünün. 'Ultimate' meydan okuma, normal sınırların ötesindedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.