unable
Çeviri
yapamayan, aciz, kadir olmayan
Örnekler
He was unable to attend the meeting.
Toplantıya katılamadı.
I am unable to help you right now.
Şu anda sana yardım edemem.
Dilbilgisi Kalıpları
((mastar)) bir şeyi yapamamak I am unable to answer your question.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: incapable; Zıt anlamlılar: able, capable
Etimoloji
'un-' (olumsuzluk) ön eki + 'able' (yapabilen). Kelimenin tam anlamıyla 'yapamayan' demektir.
Hafıza İpuçları
'un-able' ifadesini 'not able' (yapamaz) olarak düşünün. Bir şeyi yapma kapasitesinin olmadığını ifade eder.