adjective

unbelievable

inanılmaz, akıl almaz

The view from the top was unbelievable.

Tepeden manzara inanılmazdı.

He told an unbelievable story about his trip.

Gezisi hakkında inanılmaz bir hikaye anlattı.

((sth.)) is unbelievable (bir şey) inanılmaz His story is unbelievable.

an unbelievable ((noun)) inanılmaz bir (isim) It was an unbelievable experience.

Synonyms: incredible, amazing, astonishing; Antonyms: believable, plausible

'un-' (olumsuzluk) + 'believe' (inanmak) + '-able' (yapılabilir). Kelimenin tam anlamıyla 'inanılamaz'.

O kadar şaşırtıcı veya şok edici bir şey düşünün ki gerçek olduğuna inanamıyorsunuz. İşte bu 'unbelievable'!

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.