adjective

uncomfortable

rahatsız, konforsuz, huzursuz

This chair is very uncomfortable.

Bu sandalye çok rahatsız.

I felt uncomfortable at the party.

Partide kendimi rahatsız hissettim.

He asked an uncomfortable question.

Rahatsız edici bir soru sordu.

((be)) uncomfortable rahatsız olmak Bu sandalye rahatsız.

feel uncomfortable rahatsız hissetmek Bu konuda rahatsız hissediyorum.

Synonyms: awkward, uneasy; Antonyms: comfortable, pleasant

'un-' (olumsuzluk) öneki ve 'comfortable' (rahat) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'rahat olmayan'.

'UN-COMFY' (rahatsız) gibi düşünün. Bir durum veya nesne rahat değilse, o 'uncomfortable'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.