adjective

uncommon

nadir, olağandışı, ender

It is uncommon to see snow here.

Burada kar görmek nadirdir.

She has an uncommon talent for music.

Müzik için nadir bir yeteneği var.

((be)) uncommon nadir olmak Bunu görmek nadirdir.

an uncommon ((noun)) nadir bir (isim) Nadir bir ismi var.

Synonyms: rare, unusual, infrequent; Antonyms: common, frequent, ordinary

'un-' (olumsuzluk) öneki ve 'common' (yaygın) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'yaygın olmayan'.

Bir şey 'UN-COMMON' ise, onu her gün görmezsiniz. Nadir veya olağandışıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.