adjective

unconscious

bilinçsiz, baygın

He was unconscious after the accident.

Kazadan sonra bilinci kapalıydı.

She has an unconscious fear of spiders.

Örümceklere karşı bilinçsiz bir korkusu var.

((be)) unconscious bilinçsiz olmak Bir saat boyunca bilinçsizdi.

an unconscious ((action/feeling)) bilinçsiz bir (eylem/duygu) Bu bilinçsiz bir karardı.

unconscious of ((sth.)) (bir şeyden) habersiz olmak Tehlikeden habersizdi.

Synonyms: insensible, unaware, subconscious; Antonyms: conscious, aware

'un-' (olumsuzluk) öneki ve 'conscious' (bilinçli) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'bilinçli olmayan'.

'UN-CONSCIOUS' kelimesinin uyanık olmamak veya farkında olmamak anlamına geldiğini düşünün. Bir boks maçında nakavt olan birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.